Eski Türklerde Askerler savaşırken arkadan gelecek herhangi bir saldırıyı kontrol edebilmek için sırtlarını bir ağaca, kaya veya taşa vererek ok atarlarmış. Atalarımız genelde bozkır hayatı yaşadıkları için bu sırt dayanan nesne genelde bir taş veya kaya olurmuş. Yıllar sonra sırt dayanan taşın ismi ARKA-TAŞ dan ARKADAŞ şeklinde dilimize yerleşmiş ve bugün bile güvenebileceğimiz, bizi arkadan vurmayacak olan, samimiyetine güvendiğimiz kişilere verdiğimiz isimdir.
Aşk ve arkadaşlık bir gün yolda karşılaşırlar.
Aşk, kendinden emin bir şekilde sorar;
-Ben senden daha samimi ve daha cana yakınım sen niye varsın ki bu dünyada?
Arkadaşlık cevap verir:
- Sen gittikten sonra bıraktığın gözyaşlarını silmek için...
(Alıntı)
--------
Bizim Hocamız vardı (Rh.A), cennetmekân...
O biraz halk konuşmasıyla konuşmayı da severdi. Derdi ki: "Arkadaşlık pekeyi demekle kaimdir!"
Yâni biz "iyi" diyoruz şehir telaffuzunda; onlar "eyi" diyorlar. Anadolu'da bir çok yerde de "eyi" telaffuz edilir. Konyalılar da "Gonya" derler, "guzu" derler. Bu telaffuz farkları fıkralarda sevdiğimiz şeyler...
O zaman sen arkadaşına uymuyorsun ki, sen kendi keyfini yapıyorsun. Çünkü, beğendin gittin; beğenmeseydin, gitmeyecektin... Beğenmesen bile gideceksin, arkadaşın hatırı için...
Bizim arkadaşlık anlayışımız böyle... Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan
-------------------
"Kusursuz Dost Arayan Dostsuz Kalır." Hz. Mevlana
"if you seek a faultless friend you will remain friendless"
--------------
Câfer-i Sâdık (rh.a); “Beş kimse ile arkadaşlık etmeyin” buyuruyor:
1- Yalancı: Ona karşı uyanık ol, her zaman aldatabilir.
2- Ahmak: Sana iyilik etmek istese de, anlamadan kötülük yapar.
3- Bahil (Cimri): En çok lâzım olduğunda bırakıp gider.
4- Korkak: İhtiyacın düştüğü zaman kaçar.
5- Fâsık (Günahkar): Seni bir lokmaya, hatta daha az bir menfaate satar.
-----------------------
Selâmın kadrini eski Müslümanlar bilirlerdi.
Bir arada yürürlerken, aralarına bir ağaç hail olsa, birleşince yine birbirlerine selâm verirlerdi. Yâni bu arada birbiri aleyhine kötü bir şey hatıra gelir korkusundan veya, şeytan böyle bir ilkaatta bulunabileceğinden endişe ederek. Selâm ile tecdidi aht ve tecdidi İslâm ederlerdi. Bu selâm arkadaşına; şu ayrıldığımız müddetçe senin dostluğunda idim demektir. İbn-i Arabi
-----------
Susan/Sükût eden bir mümine yakın olun! O hikmetsiz değildir. İbn-i Mace
Nis122011
-1 Fizik Ötesi 13.04.2011
Salı, 12 Nisan 2011
TV PROGRAMIM
Mehmet Keçeci
Arşiv Yayını
Tanıtım Fragmanı
Harika Ekşioğlu’nun sunduğu “-1 Fizik Ötesi” programın ana konuğuydum.
13.04.2011 Çarşamba 21:00’de MPL TV de 90 dakika yayınlanmıştır.
Konu: Cern Deneyi, Big Bang, Fukushima Nükleer Reaktörü ve Nükleer enerji.
Not1: Benim kanal ile bir yakınlığım veya diyaloğum yoktur. Harika Ekşioğlu hanımefendinin daveti üzerine bu programı yaptık. Kendisine ayrıca teşekkür ederim.
Not2: Bir yerde Poka-Yoke metodunu toshiba buldu diyorum Toyota olarak düzeltirim.
Not3: TV ekranında bir yerde "X Bozonu" yazılmış bu "Higgs Bozonu" olacaktır. Ben konuşurken hızlı yazan bir kişi aynı anda bu konuşmayı yazıya geçiriyor bazen yabancı kelimeler yanlış anlaşılabiliyor.
Not4: TV ekranında bir yerde "Anti Madde (Karanlık Madde) Nasıl Keşfedildi? yazılmış "Anti Madde" ile "Karanlık Madde- Darkmatter" ayrı ayrı şeylerdir.
Mar262011
Neden Yeni Bir Anayasaya İhtiyacımız Var.
Cumartesi, 26 Mart 2011
NEDEN YENİ BİR ANAYASAYA İHTİYACIMIZ VAR.
Whywe needa new constitution (fundamental, organic law).
1.Hiçbir medeni ülkeye “darbe anayasası” ile yönetilmek yakışmaz. Hele bu köklü bir geçmişi, mazisi olan Türkiye Cumhuriyetine hiç yakışmadığı için anayasa değişmeli.
2.Günümüzün dünyası tamamen çağa uygun, modern, medeni, insani ve evrensel altyapısı olan anayasaların çağıdır. Bu tema, çerçeve Türkiye Cumhuriyetinin en önemli vurgusu olması için anayasa değişmeli.
3.Çağımız internet veri tabanı sayesinde bütün ülkelerin anayasası elimizde olmasından dolayı %100 anayasa kıyaslamaları ile yüzyılımıza ve hatta gelecek yüzlerce yıllara emsal teşkil edebilecek ve halkımızın onuruna yakışır olması ile gurur duyabileceğimiz ayrıca diğer tüm dünya ülkeleri tarafından örnek alınacak ve örnek gösterilecek bir anayasa için değişmeli.
4.Vatandaşlarımız ve tabi ki kendimiz, ailemiz ve geleceğimiz için daha hür, daha demokratik, daha çağdaş, daha insancıl ve daha insan haklarına uyumlu bir anayasa için değişmeli.
5.İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini hatta bunun dahi ötesini öngörebilen, toplumun değerlerini, nesillerin beden, akıl ve ruh sağlığının korunumu, kültür ve medeniyet mirasımızı daha da ileri taşıyabilen bir anayasa için değişmeli.
6.İnanmanın ve inancını yaşayanların hor görülmediği, hırpalanmadığı gibi saygı ve sevginin toplumun her kesimine eşit uzaklıkta tutabilen ve bunun garantisinin anayasa olduğu bir ülke için bu anayasa değişmeli.
7.Okullarımızda hocalarımızın iç huzuru ile okutabileceği ve öğrencilerine işte bu günümüzün en medeni, hukuki anayasasıdır diyebileceği bir anayasa için değişmeli.
8.Toplumun ve bireylerin yaşam, barında, eğitim ve öğretim haklarının garanti altına alındığı daha sosyal, içtimai bir anayasa için değişmeli.
9.Toplumun hiçbir kesiminin itiraz edemeyecek kadar olgun, hatalardan ve unutulmuşluklarda uzak çağın gerektirimlerine yapısal olarak uyum sağlayan bir anayasa için değişmeli.
10.Tüm dünyaya bizde özgür irademizle bir anayasa yapabileceğimizi hem de bunu en güzel şekilde yapabileceğimizi, rüştümüzü devlet, millet ve toplum olarak göstermek için bu anayasa değişmelidir.
23.03.2011 Mehmet KEÇECİ
Mar122011
Ural-Altay Dil Ailesi
Cumartesi, 12 Mart 2011
Ural-Altay Dil Ailesi
Altay dil ailesinin ortak özellikleri
1. Bu gruptaki dillerin hepsi yapı yönüyle eklemeli dildir. 2. Ön ekler (artikeller) yoktur. 3. Kelime türetme ve çekim son eklerle yapılırken köklerde değişme olmaz. Eklerdeki zenginlik ve çeşitlilik dikkat çekicidir. 4. Söz diziminde yardımcı unsurlar (tamlayanlar, belirtenler) önce, asıl unsurlar (tamlananlar, belirtilenler) sonra gelir: insanlık hâli, sözün doğrusu. Mustafa, türkü söylerken kendinden geçiyordu. Sıfatlar isimlerden önce kullanılır. yeşil ördek, anlayışlı öğrenci, kahraman ordu. Sayı bildiren kelimelerden sonra çokluk eki kullanılmaz:, beş kardeş, üç kafadar, bin konut. Cümleler, cümleyi oluşturan unsurların ilgisi bakımından, gelişmekte olan düşüncelerin akla geliş sırasına göre değil, tamamlanmış bir düşüncenin düzenli bir hiyerarşisi şeklinde kurulur. 5. Bu dillerde gramatik cinsiyet yoktur. Bu sebeple cümlelerde cinsiyet farkından kaynaklanan değişiklik yapılmaz: Müdür – müdire, memur – memure, Halit – Halide (Bize bunlar Arapçadan dahil edilmiştir, güzel ve faydalı bir uygulamadır); he – she gibi. 6. Soru eki vardır. 7. Aynı şekilden kaynaklandığı saptanan ortak ekler vardır. Türkçe ile Moğolca arasında bu ortaklık daha belirgindir. 8. Altay dilleri ses özeliklerine göre karşılaştırıldığı zaman birtakım ortaklıklar görülmektedir. Bunlardan en belirgin olanı, ünlü uyumudur. Kelime başında l, r ve ñ ünsüzlerinin bulunmaması diğer bir ortaklıktır.
Ural Altay Dil Ailesi Bölümleri
Ural/Altay dil ailesi konuşanların sayısı 330 milyonu bulur.
Ural kolunda (dil ailesi) mensup bir dili konuşanların sayısı 30 milyon.
Altay koluna (veya dil ailesi) mensup bir dili konuşanların sayısı 300 milyonu bulur.
Kargalar Antik Yunan ve Roma'da uzun ömürlülüğün sembolü olmuştur. Plutarkhos'un Hesiodos'un kayıp bir eserinden aktardığına göre, karganın ömrü insan ömrünün dokuz katıdır (A chattering crow lives out nine generations of aged men,). Geyikler kargalardan dört kat fazla yaşarken, kuzgunların ömrü geyiklerinkinin üç katı kadardır.[4]
Gerçekte kargaların ömrü 20 yıl kadardır.[5][6] Ancak vahşi hayvanlar ve hastalıklar nedeniyle genellikle bundan birkaç yıl daha kısa yaşarlar.
Bilinen en yaşlı Amerikan kargası 29 yıl 6 ay yaşamıştır [4]. En yaşlı ikinci Amerikan kargası ise 14 yıl 7 ay kadar yaşamıştır [5]
İhtiyar karga öldü
Dünyanın en yaşlı evcil kargası olduğu iddia edilen Tata, 59 yaşında öldü. Tata yıllar önce yaralanarak uçma yetisini kaybedince hayvansever bir aile tarafından evcilleştirilmişti.
Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/yasam/4720904.asp?m=1
9 Temmuz 2006
Canlıların En Uzun Ömürleri
1. Dev kaplumbağa : 200 yıl
2. İnsan : 122 yıl
3. Sturgeon (bir balık türü): 100 yıl
4. Mavi balina ve altın kartal : 80 yıl
5. Afrika fili : 77 yıl
Doğada kargalar 10 yıl yaşarlar bu +/- 2 hatta 3 de olabilir (Dilling, 1988, Ontario Bird Banding Association Newsletter 22:2-3). Bilinen ikinci en yaşlı olan ise 14 yaşında ve 7 aylıktır (Clapp et. al., 1983, Journal of Field Ornithology, 54(2): 123 -137).